Hadi Kebude'ye Çamur Atalım, Belki İzi Kalır!
Çince de yan yana 3 defa kadın yazılınca ‘’gürültü’’ anlamı çıkarmış.
Feminist bir savunmaya mahal vermemek için, yukarıdaki benzetmenin Çinlilere ait olduğunu belirteyim öncelikle.
Ama birazdan kaleme alacaklarım 3 defa kadın yazmak gibi 300 defa aynı oyunu yazıp oynamanın gürültüden öteye gitmeyeceğini anlatacaktır.
Bu senaryo ve oyunculuk olayı sürekli tekrarlanınca iniş çıkışlarında haddi hesabı olmuyor.
Bizdeki siyasi iniş çıkışların büyüklüğünü neye göre belirlemeliyiz sizce?
Sadece ulusal, yani Ankara merkezli hareketlenmenin çokta önem arz etmediği, yerel siyasetin hareketinin daha önemli olduğunu söylemek bence mümkün.
Sadece Adana değil tüm illerde farklı çıkışlar ve çıkışmalar var.
Şöyle bir gerçek var ki; Türkiye geneli çalkantılardan en çok etkilenen ilin Adana olduğunu unutmamak gerek.
Gerek kozmopolitliği, gerekse siyasi yanlışlıkların süreklilik ve tekrar etmesi bu etkileşimi tetikliyor.
Son haftaları şaşkınlıkla izliyoruz, Adana siyasetinde.
Buda bizim siyasete bakış açımızı ve siyasi olaylara yaklaşımımızı diri tutuyor.
Buraya kadar söylediklerimde konu ile ilgili bir şeylere giriş var ama asıl söylemek istediklerim bundan sonraki satırlarda.
Yakın geçmişte istikrarsızlığa sürüklenen ülkenin biraz olsun istikrar yarışına girdiği günümüz tarihinde siyasi istikrarsızlığın iktidarsızlığa yol açtığı ve iktidarın sürekli altının oyulmak istendiği dönemlerden birini yaşıyoruz.
Bunu ulusal anlamda muhalefetin hükümete yerel anlamda da milletvekillerinin kendi dengi vekillere ve il başkanlarına sataşması olarak görüyoruz.
Seçimler bitmiş sular durulmuş ve her şey programlanmış gibi siyasi çamur atma planları işleme konulmaya başlandı.
Sanki bir zaman biçilmiş ve şimdi vurma zamanı gelmiş gibi kavga içine çekilmek istenen bir il yönetimi.
Kısacası İl iktidarının istikrarsızlığa itilmek istenmesi.
Son haftalarda sürekli verilen demeçlerde birliktelikten söz edilince bu birliktelik korkusunun içinde kendini bulan muhalefet kaynaşmanın içine çomak sokma politikasını piyasaya sürdü.
Bu politikanın en açık örneğini hafta içinde yaşadık. Adana vekillerimizden biri çıktı ve dedi ki:
AKP İl Başkanı´nın iktidar partisi olma gücünü kullanarak bürokratlarla tek tek görüşerek, "Yaptığınız her işten haberim olacak’’demiş.
Bürokratlar iktidarın memuru değildir. İktidarlar geçici devlet kalıcıdır. İl Başkanlığı kaygı verici uygulamadan biran önce vazgeçmelidir.
AKP´nin ilgili organları ve kentin valisi Sayın İlhan Atış da olaya derhal el koymalıdır" dedi.
İnsan kendini istediği kadar zorlasın inanamaz bu komediye.
Kebude il başkanı, niye bürokratlarla tek tek görüşsün ve hesaba çeksin onları.
İl başkanlığı ile ilkokul öğretmenliği arasındaki farkı görmek gerek.
Kebude, her pazartesi Adana bürokratını makamına çağırıp tırnaklarını kesmeyenleri ve sakal tıraşı olmayanları tek ayak üzerinde bekletiyormuş gibi bir şey yukarıda iddia.
Bu söylediğime Bürokratlarda, Kebude’de gülmüştür.
O yüzden söylenen sözlere görmedikçe inanmamak gerek. Dedikodu kazanı kaynadığında, kazanın içinde kaynayanın dökülmesi durumunda kimin üzerine dökülürse onu yakacağını bilmeliyiz.
Dahası birileri çıkar 3 defa kadın yazarsa yan yana ‘Gürültü’ daha da yükselmiş olur ve anlaşılır hale gelir Çince söylem.
Bırakalım şehir için ülke için kim fedakârca çalışıyorsa ya da çalışacaksa çalışsın. Hepimizi bu ülkede ve şehirde birlikte yaşıyoruz.
Hâsılı yıpratma, tartışma ve çamur atma platformuna çekilen siyasetin kimseye fayda vermediğini, uzun vadede halka zarar verdiğini ve dikkat edilmediği takdirde orta dönemin istikrarsızlığının bir unsuru olduğunu hepimiz bilmeliyiz.
Artık eskisi gibi çamur at izi kalsın lafının eskidiği gibi bu taktiğinde eskidiğini bilmek gerekiyor.
Bilinmeli ki bu kavga halkın siyasilere güven duygusunu da içten içe çürütüyor.







Yorumu gönder