Sarıgül DSP’nin mi, CHP’nin mi Devamı?
Lazlar, Çerkezler, Gürcüler, Kürtler ve Sünniler bizim. Kürtler üzerinden siyaset yapmayın.
Ulusal meseleler üzerinden siyaset yapılmaz, oy peşinde olunamaz.
‘’Bu meseleyi Türkiye Değişim Hareketi'nden başka kimse çözemez"
İddialı sözler değil mi?
Bu iddialı sözlerin sahibi, Türkiye Değişim Hareketi’nin lideri, Sarıgül.
Sarıgül CHP saflarına alınsaydı şimdikinden çok farklı bir siyasi çizgisi olacaktı. Ama siyasi arenanın içine CHP saflarına alınmayınca karşısında bir tutumla girdi.
Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, parti kurma çalışmalarına ön ayak olması için başlattığı Türkiye Değişim Hareketi çalışmalarına hız vermeden devam ediyor.
Bu oluşum ilk oluştuğu günler de hep aklımda yeni bir Cem Uzan sendromu yaşayacağız demiştim, ama nerden bileyim CHP gibi bir partinin yok olma aşamasına kendini getirebileceğini, o düşüncemden yavaş yavaş sıyrılıyorum.
Sahaya inen “Türkiye Değişim Hareketi”nin lideri Mustafa Sarıgül hemen her gün yeni teşkilat binaları açılışları ile göz dolduruyor ve halkın arasına karışıyor büyük bir heyecanla.
CHP’nin en son büyük bir gaf olarak nitelendirmek istediğim ama içimden farklı bir sesin, hayır o işin doğrusu, Onur Öymen CHP’yi bitirmek ve Sarıgül’e prim yaptırmak için böyle bir çıkış yaptı ya da yaptırıldı diyor.
Sarıgül’ün aslında parti kurmak yerine CHP saflarında yer alması hem CHP’ye hem de Sarıgül’e farklı bir puan kazandıracağı gerçekti.
Baykal’ın bu durumu hazmedememesi ve koltuğu bırakma niyeti olmaması bu durumu engelledi.
Yönünü daha sonra DSP rozeti takarak Ecevit’in partisine dönen Sarıgül, burada da istediği çıkışı yapamayınca parti kurmada buldu son çareyi.
Sarıgül seçimlerde iyi bir oy patlaması yaşayamazsa bu anlık evlilikler ve boşanmalar sebep olacaktır.
Sarıgül’ün konuşmaları arasından arakladığım bazı cümleler dikkatimi çekti.
Bülent Ecevit’in “Halkçı Ecevit” sloganının, halk tarafından bu defa “Halkçı Sarıgül” olarak kendisi için söylenmesini, “Bu bana Halkımın teveccühüdür” açıklaması ile sahiplenen Mustafa Sarıgül “Bu şerefe layık olmaya çalışacağız” diyerek yeni hareketin aslında DSP’nin devamı gibi görünmesinden rahatsız değil aksine Amerika’yı tekrar keşfetmek yerine keşfedilmiş Amerika ile yoluna devam etme derdinde gibi.
Fakat bu durum Sarıgül’ün bütünleştirici yapısına zarar verecek bunun yanında merkez parti olma hayalini de bir kenara koyduracaktır.
’Ülkemizin ihtiyaç duyduğu yeni siyaset anlayışını kamuoyu ile paylaşacağız, ayrım gözetmeden herkesi hareketimiz için çalışmaya bekliyoruz” diyerek, geçmişte sağ eksenli partilerin yakaladığı yüksek sandalye sayılı parlamentoların bu defa sol eksenli bir parti tarafından yakalanabileceğini düşünüyor ama SOL gömleği ile bunu yakalaması zor hatta imkânsız.
Bizim ötekimiz olmayacak. Bizim iktidarımızda ülkemizin doğusuyla, batısıyla, Kürdüyle, Türküyle herkes eşit hizmet alacak. Sevgi ve hoşgörü hâkim olacak. Herkesi kucaklayacağız, varlık ve bereket için çalışacağız.”
Söylemler güzel, tutar mı bilinmez, belki de tutar iktidar yapar mı? bu sorunun cevabı sandıkta saklı. Şimdi sorgulanması gereken bir diğer konu ise, SOL düşüncenin gelenekçi mi yenilikçi mi olduğuna, Deniz Baykal’ın ve CHP’nin miadının dolup dolmadığına bu hareket ve önümüzdeki genel seçimler buna cevap verecek.
Ama Onur Öymen’in çıkışının ve CHP’nin AÇILIM’a destek vermeyişinin hatta köstek oluşunun tüm partilere yarayacağı gibi Sarıgül’e daha çok yarayacağı düşüncesi hâkim gibi.
Bana soracak olursanız CHP’nin oyları ütopik gelebilir çoğunuza ama önce Ak Parti’ye yarayacak sonra da Sarıgül’e…
İnsanlar bölük bölük CHP’den kaçmasa da Baykal’ın ve ekibinin hatalarından kaçıyor. Bu insanlar hala hayatta ve bir yuva arayacaklarıdır. Çünkü CHP ne SOL ne de SAĞ bir parti e o zaman hadi diyelim ki; MERKEZ parti o zaten değil.
Önümüzdeki günler hem sağ hem de sol eksenli partiler için yeni moda tabirle “açılımlara” gebe.
İş bilenin…







Yorumu gönder