Akbabaların canı ‘’KAN’’çekiyor !
Akbabaların leş yediğini kendileri avlanmak yerine, avlanılan ve arta kalan artıklarla ömrünü geçirdiğini hepimiz biliyoruz.
Akbabalar uğursuz bakışlarla yüksek dağların yamaçlarında kanat çırparlar, nerede bir karmaşa görseler hemen 270 derecelik bakış açısı ile karmaşanın içine doğru kendilerini atarlar. O karmaşanın içinde bir de kan varsa, değmeyin akbabaların keyiflerine, ziyafet için güzel bir ortam...
Türkiye’nin en büyük sorunu olarak ortada duran ve çözüm bekleyen bir dosyası var.
Demokratik açılım yani KARDEŞLİK
Sayıca ne kadar çok Kürt, Ermeni, Alevi, Zaza, Laz ve Çerkez olduğuna bakmak yerine, ne kadar çok akbaba var onu bilmeliyiz öncelikle ve o akbabaların sayılarını azaltmalıyız, hatta kökünü kurutmalıyız.
Çok mu zor inanın çok mu zor demekten bile kolay. Herşey bizim elimizde.
Unutmayın ki;
Ne zaman ki bir isyan olur, ne zaman ki bir karmaşa olur hemen akbabalar maşalarını sürerler piyasaya ve akbabalar bakmışsınız ki devrede, 270 derecelik bakış açılarını genişletme derdinde.
Aslına bakarsanız eylemlerin ve onları tetikleyen akbabaların önüne geçmeyi başardığımızda tüm sorunu çözdüğümüzü görmemiz hiçte zor değil
Bir gün birinin, diğer gün bir başkasının kanını emmeyi kendilerine adet haline getirdiklerini aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Yaraların onlar için ne kadar çekici olduğunu ve o yaralara tuz basarak yaranın şiddetini arttırmak için tuz gölünü kurutmayı bile göze alacakları aşikâr.
Herkesin halinden memnun, herkesin kardeşçe yaşamaya gönüllü olduğu Türkiye'de, yaşayan etnik kültürlere "neyden rahatsızsınız ,sizin huzurunuzu kaçıran ne, siz ülkenizden ve yönetenlerden ne istiyorsunuz" diye sorarsanız; bizzat bizden izin almadan bize sormadan dayatma ile sırtımızda kambur haline gelen ve eyleme geçen savunucularımızdan diyeceklerdir.
O savunuculara alet olmamışlarsa tabi...
Yeter ki bir hizmet, güzel bir icraat, gelişmeye ve değişmeye dönük bir adım atılmaya çalışılsın bu ülkede, konu başlığı ne olursa olsun hiç fark etmez, o başlık altındaki çelmeler, kötülükler ayrık otu gibi hemen bitiverir ülkenin sokaklarında ve gündeminde. Haddini bilmeyen birileri hemen çıkar ve herkesin sözde sözcüsü tayin eder kendisini, o hakkı almak için hak sahiplerini hiçe sayarak.
Bu ülkenin insanları hala ölmedi.
Yaşam belirtisi vermediğimizde, tepki göstermediğimizde bizim üzerimizden rant sağlayacaklar ve akan kanlar yada akacak kanlar onların iştahını kabartacaktır. Onların kan kokusundan nemalandığını bilelim bizim için yeter.
Fakat ölmedik biz demek yetmiyor. Öldüğümüzü hissetmemiz ya da hissetmeleri bile kandan beslenen akbabaların, sizin kanınızı yerde bırakmayacağız tezini geliştireceğini de bilelim... Bizzat orada, öyle cansız yatmanın ve kanın akmasına sebep kendisi olsa da...
Sizce sadece Demokratik Açılımla mı ortaya çıktı bu akbabalar? Bunu ülkemizin gündemini uzaktan takip edenler bile gayet rahat bir şekilde görebilir ve anlayabilir.
Ne zaman halkın mutlu bir ülkede yaşaması için çaba sarf edilir, kardeşlik diye bağırılır ve temeller atılır, akbabaların talimatı ile gerilimler yaşanır, kardeşlerin üzerinde akbabalar dolanır.
Yıllarca din, dil ayrımı yapmadan yaşayan insanların huzuru onların huzurunu kaçırır ve tartışmalar gündeme getirilir akbabalar tarafından, bir de bakarsınız ki, yine orada o akbabalar...
Siyasi çalkantıların onların ne işine yaradığını söylemek komik olur. Zira onların bir an olsun üzerinden akbabalar çekilmediler.
Dilde bayatlamış bir sakız gibi dolanıp duran, birlik beraberlik çağrısı ne zaman ki ciddileşti ve bu sorun çözüme doğru gitmeye başladı, ortada leş kalmaması için çabalar önem kazandı akbabaların canı sıkılmaya başladı. Aç kalmaktan ve ölüp yok olmaktan korkan akbabalar kendinden bile korkar hale geldi.
Şu bir gerçek, güven duygusu kaypak bir zemine yerleştiğinde, birey olarak galeyana geldiğimizde kimse kimseye sözcü olamaz. Bunu iddia edenlerin sayısı çoğaldıkça, uğursuz akbabaların bitmek bilmez ziyafetini ve onların palazlanmasını izlemekten başka bir şey yapamayız.
Sağduyulu olmaktan ve aklını kullanmaktan kimse bir şey kaybetmez…







Yorumu gönder