Açılım! Ama Neye ve Nasıl Açılım?
Bir süredir kamuoyunda bir açılım muhabbetidir gidiyor. Kürtler üzerinden haklar, hukuklar, özgürlüklerden bahsediliyor. MHP ve CHP muhalefet olmanın gereğini yapıyor! İktidar parti olan AK PARTİ ise, açılım heyecanını hissediyor ve yollarını arıyor. AK PARTİ neyi nasıl izah edebilirim, bulandırmadan sulandırmadan nasıl hayata geçirebilirim düşüncesi ve kaygısında…
Bana güre Türk demiyorum Türkiye solunun ve sağının iflasında önemli rol oynayan İsmet İnönü’nün dönemi iyi incelenmeli. Azınlıkların dışındaki Müslüman olanların azınlık olmadığı Türkiye’de Kürtler neden bu kadar ötelenmiş, neden bu kadar öfkelendirilmiştir? Malazgirt zaferinden tutunda Kürtler ile aynı tarihi paylaşan Türkler neden bu noktaya gelmiştir? Paylaşılmayan Kürt-Türk tarihi gözler önüne serilmeli. Malazgirt’ten tutunda Çanakkale’ye varana kadar her cephede ümmet olmanın gururu ile omuz omuza çarpışan bu iki kardeş toplulukla kırılma ne zaman başlamıştır?
İyi niyet girişimleri var. Ama bu iyi niyet girişimi bir yandan pimi çekilmiş el bombası gibi. Bütün olumsuz duyguları içinde barındıran bu el bombası olabildiğince uzağa atılmalı. Elde patlarsa sonunu hayâl etmek isteniyorum.
İktidarın bir diğer muhalif partisi de DTP. DTP çözüm ortağı olmak yerine PKK ve Terörist Abdullah Öcalan’ı muhatap aldırmak istiyor. DTP çözüm istiyorsa mevcut konjöktür de PKK ve mensuplarını tanımayacak. Bu da mümkün görünmüyor. Yıllardır PKK’nın meclisteki legal siyasi kanadı tutumu sergileyen DTP ve geçmişte kapatılan partileri bugün açmazda. Bana göre DTP’yi muhatap almak sağ kulağı sol elle göstermek gibi… İllegal siyasi parti durumunda olan PKK dağa çıkıp Türkiye’yi karşısına aldığı için durumu iç açıcı değil. DTP ve bazı Kürtler PKK’nın muhatap alınmasını istiyor. Kim bilir bazı Kürtler için bir savaş olan Türkiye için terörle mücadele olan kavramlar karşısında “açılım” adı altında kavram “savaşı” mı dersiniz yoksa mücadelesi mi bilemiyorum DTP ve terör yanlısı Kürtler PKK’nın muhatap alınmasını isteyeceklerdir. Onlar için bir savaş ise PKK ile masaya oturulması istenecektir. 30 yıllık bir mazisi olduğu düşünülen Kürt mes’elesi gerçekten 30 yıllık mı? 1930’larda neler oldu dersiniz? Türkiye kendi insanı için neden bu kadar bekledi? PKK denilen virüsün ortaya çıkmasını neden bekledi? Türkiye kabul etmese de son 30 yılda PKK’nın oluşturduğu terör ile açılımlar olacak ise Türkiye gayr-i resmi olarak PKK’yı masaya alıyor fotoğrafının çıkmadığını söyleyebilir misiniz? PKK ya da adı her ne olursa olsun terör örgütü vasıtasıyla sonuca gidiliyorsa şartlar terör neticesinde oluşuyorsa bunun muhasebesini Türkiye iyi yapmalı… Kimse kendini kandırmasın. Şu an PKK Türkiye’nin resmi olmasa da muhatabı durumunda. Yol haritasını çizen ve adını koymaya çalışan da PKK’dır. Devletin iyi niyetine, girişimlerine karşılık çözümü terör ile çözmeye çalışan Kürtler iyi düşünülmeli. Çünkü kendi bayrağı olan terörist kıyafetlerini askeri kıyafetmiş gibi algılayan mantaliteden ne kadar randıman alınacaktır ve ne beklenebilir?
Burada terörist yandaşı olmayan Kürtler’de dikkate alınmalı. Bunları unutup ötelemek yarın başka mes’eleleri de gündeme getirecektir. Kürtler üzerinden oluşan problemlerde çözüm aranacak ise ne DTP ne de PKK muhatab alınmalıdır. Direk PKK ve DTP’nin ayak oyunlarına gelmeyen Kürtler ile neler yapılabilirin zemini hazırlanmalı. Kürt aydın ve san’açılarıyla görüşülmeli. Çünkü zihinlerinde haritası ve gönüllerinde bayrağı olanlarla ne görüşülecek? Hangi zeminde çözümler üretilecek. Zihinlerdeki haritayı ve gönüllerdeki bayrağı imha etmeli.
DTP Türkiye’nin partisi olmak yerine Kürt partisi olmayı tercih etti. Ne Kürtler için çözüm üretti ne de Türkiye için proje… Doğu ve güney doğu için hiçbir sanayi projesi, iş adamları için teşvik vb tasarılar, doğu ve güney doğunun sporda kalkınması eğitim kalitesinin artırılması kış mevsiminde okula gidemeyen çocuklar ve karda yolda kalan kadının doğumunu masaya yatırmadı… Bu vb misaller çoğaltılabilir. Bunun için DTP ve geçmişte kapana partilerini samimi bulmuyorum.
Türkiye ümmet mayasını hatırlamalı. Kıblesi, türküsü, savaşları aynı olan ve birbirine kız alıp-veren bu iki kardeşin arasındaki nifak tohumları çözülmeli. Türkiye’nin âli menfaatleri Türkiye’de yaşayan herkes içindir.
Çözüm Türkiye’de yaşayan ya da yaşamayan her Türkiye insanının boynunun borcudur. Aynı peygamberin ümmetleri hasım olamaz ve olmamalı.
Oluşan rüzgârda PKK’nın terörleri neticesinde sanki sonuca yaklaşılmış havası var. Unutulmamalı, Türkiye kendine yakışanı yapmadığı sürece PKK gibi terör müsvetteleri bu topraklarda çok kişinin ekmeğine yağ sürer.
Türkiye’nin âli menfaati için Türkiye’de yaşayan herkesin elini taşın altına koyması gerekmektedir? Her şey daha müreffeh ve aydınlık Türkiye için…







Yorumu gönder