Başbakana sesleniyorum
Tarihe kara Çarşamba olarak adını yazdıran 21 Şubat 2001 krizi; Milli Güvenlik Kurulunda Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Bülent Ecevit arasında yaşanan gerginlikten dolayı çıkmış, Cumhuriyet tarihinin en büyük krizi yaşanmıştı. Bunun üzerine çok şeyler yazıldı çizildi,komplo teorileri üretildi ve muhalefet krizi bahane ederek; hükümetin uyguladığı ekonomik programın çöktüğünü ve hükümetin IMF’ye teslim olduğunu avazının çıktığı kadar bağırmıştı.O dönem kimse çözüm üretmiyor krizi fırsat bilip iktidara yüklendikçe yükleniyordu.
İşte Ak Parti böyle bir puslu havada doğdu ve 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 34.28 oyla tek başına iktidar oldu. Başbakanın mitinglerde en çok kullandığı örnekti çay simit. 2001 krizinin üzerinden 8 yıl geçti.Ve şuanda da teğet geçeceği söylenen fakat etkilerini hücrelerimize varana kadar hissettiğimiz bir ekonomik kriz yaşıyoruz. 3 Kasım 2002 sonrası tek başına iktidara gelen Ak Parti hükümeti inanılmaz bir azimle birkaç yıl içerisinde 21 Şubat krizini unutturmuştu.
Fakat şuan öyle bir kriz yaşıyoruz ki dayanılmaz bir hal aldı. Açlık sınırı 853 tl, 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ise 2.240 yükselmişken asgari ücretin 527 tl olması içler acısı bir durum.Gelin şimdi Sayın Başbakanımızın yaptığı çay simit hesaplamasını birde biz yapalım. Beş kişilik bir aile üç öğün 1 simit yiyip bir çay içse 0.5 liradan 450 lira yapıyor. Geriye 77 lira kalıyor. Bununla tüp,çay,şeker,sebzemi alacaksınız kira elektrik,su,telefon mu ödeyecek işe gitmek için yol parası mı? Üzerinize yeni bir şeyler almayı aklınızdan dahi geçirmeyin,sakın ha hasta falan da olmayın. Bayramlarda ve özel günlerde yakınlarınıza hediye almayı düşünürseniz aç kalırsınız benden söylemesi. Şöyle ailemi alıpda dışarıda yemeğe çıkayım derseniz çok saçma olur. Önümüz kış odun,kömür alacaksınız değil mi Allah yardımcınız olsun. Çocuğu bir şey istediğinde alamamanın ne demek olduğunu bilmezmi büyüklerimiz. Daha fazla deşmek istemiyorum yazdıkça daha bir derine iniyor yara ve üzülüyorum
Ortada bir problem var ve bu problemi çözme mercide hükümet olduğu için hükümete seslendim. Sayın Başbakanım ben ekonomist felan değilim, bu iş nasıl çözülür onuda bilmem ama siz kimsesizlerin kimiydiniz. Halkın hala tek umudu sizsiniz, o yüzden üzerinizde büyük bir vebal var. Krizin en kısa zamanda bitmesi ümidiyle…







Yorumu gönder