Helal sana öğretmenim helal size gençler
Antep’te öğretmen olan oğlumun yanındayken hafta sonu öğrencileriyle pikniğe gideceğini bizi de götüreceğini söyledi.
İçimden “eyvah” dedim; ”Bazı gençlerin şımarıklığı, saygısızlığı bir an bile çekilmezken bir sınıf dolusu gençle akşama kadar piknik nasıl çekilir” diye düşündüm.
Piknik günü gençlerin yanına varır varmaz yaptıkları davranışlar beni mahçup etti. Her genci her öğrenciyi aynı kefeye koymamak gerektiğini bir kere daha anladım. Oynadıkları halayı bırakıp bizi karşılamaları, ikram için seferber olmaları beni şaşırttı.
Büyük küçük demeden fütursuzca davranan gençleri sokaklarda çok gördüğüm için, öğretmenlik dönemimde rastladığım için gerçekten çok şaşırdım.
Piknik süresi boyunca birbirleriyle olan diyaloglarında, şakalarında bir tek nahoş kelimeye rastlamadım. Hem aralarındaki yaşça büyük bir insana, öğretmenlerine ve eşine değer verdiler, hem de kendi aralarında genç olarak eğlendiler. Aralarındaki şakaların dozunu ayarlamaları, öğretmenlerinin bakışından bile ne demek istediğini anlamaları ve hemen yapmaları beni hayrete düşürdü.
Yiyecekleri hazırlarken yaptıkları iş bölümü ve birbirlerine yardımcı olmaları ayrı bir meziyetti. Günümüz gençlerinde sıkça rastlanan “Aman banane” veya “Biraz da öteki yapsın” anlayışı hiç yoktu. Tam aksine birbirlerine yardım vardı.
Her davranışı tam bir öğretmen düşüncesiyle değerlendiriyordum; her şey artı puandı.
Canan isimli bir öğrencinin voleybol oyunundan çıkıp şişleri tek başına yıkamaya giden arkadaşının yardımına koşması beni yine hayretlere düşürdü.
Arada etrafıma toplanarak benimle sohbet ettiler. Öğretmenlerinden bahsettiler. Ailelerinden çok kendilerini Eren öğretmenin anladığını her sıkıntıları için uğraştığını, çok sert ama bu sertliğin kendilerinin iyiliği için olduğunu anladıklarını ifade ettiler. Onlara bir bakışını yeterli olduğunu, ne demek istediğini hemen anladıklarını söylediler. O an dünyalar benim oldu. İyi ki her iki oğlumda benim mesleğimi seçmişlerdi. İkisi de bu kutsal görevin gereğini gerektiği gibi yapıyorlardı.
Piknik sonunda toplanırken öğretmenlerinin “Etrafımızı temizliyoruz,bir çöp istemiyorum..” diye bağırmasıyla hepsi, öğretmenleri de dahil çevrede tek çöp bırakmadılar.
Tek tek bizimle vedalaşıp arabalarına binip gittiler. Piknik bölgesinin sonunda bekleyip bizim geçmemizi alkışlarla ve (içlerinde iki kişi hariç ) tam zıt takımlı olmalarına rağmen “En büyük Eren Hoca” , ”En büyük Fener” diye uğurlayan bu genç grup sonunda öğretmenlerine de bana da “En büyük sizsiniz” sözünü söyletti.
Ahmet Erkul Ticaret Meslek Lisesi 11/B sınıfı öğrencilerine teşekkür ediyorum. Gruba-pikniğe katılmayan Cansu-Merve-Zeynep-Esra ve Alev de eminim ki katılan arkadaşlarının özelliklerini aynen taşıyorlardır. Pikniğe katılan öğrenciler ben de ömür boyu “Böyle gençler de varmış” diye mutlu olacağım bir duygu bıraktı! Ağzımdan şu sözler döküldü; böyle gençleri yetiştiren, eğiten tüm öğretmenlerimle birlikte ;
HELAL SANA EREN ÖĞRETMENİMHELAL SİZE DEĞERLİ GENÇLER.
Şenay BÜYÜKEKİZ






Yazılarınız daha sık okumak istiyoruz...
Yorumu gönder